İlişkilerde Uyum mu? Çekim mi Önemlidir?

İlişkilerde Uyum mu? Çekim mi Önemlidir?
25
Oca

İlişkilerde Uyum mu? Çekim mi Önemlidir?

Evlilikler günümüzde çok üzücü bir durumda, soruna bakıldığında ilişkiler monotonlaşıyor. Aşk yaşamak için birleşen hayatlar, arzudan uzak ev arkadaşlığına dönüşüyor.

Nasıl daha iyi evliliklere sahip olunacağı üzerine onlarca, binlerce, hatta bir kütüphane dolusu kitap yazılmıştır. Bunca bilgiye boğulmuşken evlilikler, ilişkiler her zamankinden daha umutsuz.

Neden? Çünkü kitaplar asıl sebeple çok ilgilenmiyor. Çoğu anlatılan sevgiyi çoğaltmaya çalıyor, arkadaşlığı sağlamlaştırıyor ve daha iyi ortaklık kurmayı sağlıyor fakat hiçbiri ilişkilerin temelinin sevgiden çok arzu ve tutkunun yeniden oluşması gerektiğinden bahsetmiyor.

Evlilikte Sevgi mi? Tutku mu?

Eşler tabi ki birbirini sevmeli ve tabi ki birbiri ile arkadaş olmalıdır. İlişkilerinde bir yol arkadaşlığı sıcaklığını hissederek bir şeyleri tartışabiliyor olmakta önemlidir. Eşler beraberken rahat olmalı ve günlük hayatlarında bir takım halinde çalışabilmelidirler. Evet bu ilişkinin yalnızca bir boyutu fakat sizi beraber uzun yıllar bir arada tutacak asla yolu değildir. Tutku ve hevesin kalmadığı evlilikler temel unsurlardan yoksun olduğundan, çıkmaza girmiş, boğucu ilişkiler oluşturuyor.

Mutlu ilişkilerdeki en önemli etken arzudur. Bir kadın bir erkek birbirini arzuladıkları için evlenirler. Beraber olmayı arzu ederler. Bir arzu ve tutku bir kez kaybolduğunda, bir defa birbirlerine olan ilgileri yok olduğunda yavaş yavaş ayrı  yerlere sürüklenirler.

Günümüz modern ilişkilerinde erkek ve kadın arasındaki eşit olma çabası, doğal cinsel gerilimin, cinsiyetsiz, homojen bir yapıya bürünerek etkisiz hale gelmesiyle kadın ve erkek ilişkilerinin ateşini söndürdüler. Böylece evlilikler arzunun, tutkunun yakıcı kaynaşması yerine, istikrarlı bir yol seçen arkadaşlığın donuk ve güvenli limanında ayakta durmaya çalışır. Ne ilginçtir ki günümüzde boşanmaların nedeninin çoğu anlaşamamak değil de, artık aşık olmamaktan kaynaklıdır.

Tekdüze ilişkilerde kadınlar kendilerini vaktinden önce yaşlanmış, erkelerde ruhsuzlaştıklarını hissediyorlar. İçsel huzurumuzu sağlamaya çalışıp, içimizdeki hengameden kaynaklanan duygularımızı bastırmak kaygının kardeşi olan cinsel gerilimi de devre dışı bırakır.

Cinsellik maskülen ve feminen arasında bir sürtüşme,  bedenin bağlarının zincirlerinden boşanarak başka bir ruh ile karışıp birleşme arzusudur. Mutlu uzun vadeli ilişkileri sürdürebilmek için gerilim ve barışın aynı anda olması gerekir.

Uyum mu? Çekim mi?  Önemlidir;

Bekar kişilere sorduğumda uyum mu, yoksa çekim mi daha önemli olduğunu sorduğumda; bir çoğu uyumu yeğliyor ve aynılıktan kaynaklanan kolay bir birleşmeyi ve çözümü, cinsel kutuplaşmanın güçlü sürtüşmesine tercih ediyorlar. Böylece ilişkinin daha başlamadan ölüm fermanını vermiş oluyorlar. Uyum sizi bir araya getirebilir fakat ilişkiyi sürdüren çekimdir.

Kadın ve erkekler ruh eşini kendileri ile en fazla ortak noktası olan kişi olarak tanımlıyor. Birbirinin tıpatıp aynısı ile evleniyorlar. Ayrı yarımların mahrem uyumunu sağlamaya çalışıyorlar.

Elbette bir evlilikte ortak noktaları olmalı,  çiftlerin karakter olarak olmazsa olmazları ve bunlar da kendinde olanı başkasında aramakla mümkündür. Fakat sizi bir araya getiren ve sizi beraber tutan yapıştırıcı paylaşmakta olduğunuz ortak noktalarınızın rahatlığı değil, cinsel gerilimden gelen, eril ve dişilin  tutkusudur.   Cinsiyetler doğal olarak zıttır. Size garanti ederim ki çiftlerin ne kadar ortak yönleri olursa olsun onlar aslında zıt kutuplardır. Farklılıklar zaten ortadadır, sorun bu farklılıkların vurgulanmamasıdır. Evlilikler yalnızca ortak noktalara odaklanırsa evlilik ya da ilişki canlılığını kaybeder.

Sevinç Karakaya

Kişisel Gelişim Uzmanı /İlişki ve Yaşam Koçu

İlişki Koçluğu

dişilik eğitimi

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir